|
Konu Başlığı: Aşk Yalanlarla Başlar, Gerçeklerle Biter Gönderen: bLue Üzerinde 30 Ağustos 2011, 13:40:00 Varsayılan Aşk yalanlarla başlar, gerçeklerle biter Telefonuna gelen mesajla yerinden sıçradı. "aksam yedi gibi emelle birlikte kahve icmeye gelcez sana musait olursun degilmi ". Beklediğini bildiren mesajı alelacele yazıp yolladı. Sürekli takıldığı kafede, bir hafta önce gördüğü Emel'i çok beğenmişti. Arkadaşı Burcu kızı tanıyordu ve aracı olmaya razı olmuştu. İşte nihayet geliyorlardı. Böyle bir sonucu beklemiyordu aslında. Onun için şaşkındı. Dört saati vardı hazırlanmak için. Ev berbat görülüyordu. Eline geçirdiği irice birkaç market torbasına, ortalıktaki çöpleri ve boş bira şişelerini doldurdu. Çöplerin dışında kalanları da başka torbalara sokuşturarak yatak odasındaki dolaba tıktı. Mobilyaların ahşap kısımlarındaki tozları, kanepenin altında kalmış kirli bir çorap teki ile bir çırpıda siliverdi. Elektrikli süpürgeyle ortalığı süpürdü. Seramiklere dökülmüş kola, bira, kahve gibi türlü sıvıların kurumuş lekelerini banyodaki kirli havluyu ıslatarak sildi. Ortalıktaki ağır sigara kokusunun dağılması için pencereleri açtı. Yarım saatlik bir koşuşturmayla oturma alanları epeyce adam olmuştu. Mutfağa girdi. Tüm bulaşıkları banyodan getirdiği leğenin içine doldurarak mutfak dolabına attı. İçinden ayırdığı üç kahve fincanı, üç şarap kadehi, birkaç çerez ve pasta tabağı, üç adet çatal ve çay kaşığını, kül tablalarını yıkadı. Buzdolabının içinde çürüyüp kalmış sebze ve meyveleri, bozulmuş peynirleri, küflenmiş yoğurdu çöpe attıktan sonra dolabın içinde ve dışında görülen tüm lekeleri az önceki havlu ile silerek olabildiğince beyazlattı. Mutfağı da iyi kötü adam ettikten sonra kendisi ile ilgilenmeye gelmişti sıra . Banyoya girdi. En çabuk tarafından bir duş alıp sakal tıraşını oldu. Haftalardır fırçalanmamaktan sararmış dişlerini dört kere ikişer dakika fırçaladı. Saçlarını jöleleyip güzelce biçim verdi. Odaya geçtiğinde sıra giyinme faslına gelmişti. Tek tek kokladığı kıyafetlerinin içinden en temizlerini seçip üzerine geçirdi. Üstüne başına deodorantından sıktı. Aynı deodorantı salon perdelerine ve koltuklara da boca etti. Tuvalete girdiğinde işinin henüz bitmediğini anladı. Tuvalet temizleyicisi olmadığı için klozeti çamaşır deterjanı ile güzelce ovaladı . Kireç lekelerini temizleyemediyse de epeyce beyazlatmayı başarmıştı. Yorgunluktan ölmek üzereydi. Hele ilk günü atlatsın, sonraki bir hafta boyunca fırsat buldukça temizlik yapacaktı.Bir hafta önce Emel'in elinde gördüğü ve hemen bir tane de kendine edindiği, geçen zaman içinde sadece "Cehennem" bölümünü okuyabildiği, Dante Allighieri nin İlahi Komedya'sının arasına bir ayraç yerleştirip salondaki sehpanın üzerine koydu. Ne karın ağrısı bir kitaptı. Neyse ki en azından okuduğu bölümlerden, altını çizdiği birkaç pasajı ezberlemişti. Kitabın yanına bir kül tablası ve tütsülüğü koyup bir tütsü yaktı. Her şey hazırdı. Vakit de gelmişti zaten. Son kontrollerini yaparken kapı çaldı. Tanışmalarının hikayesi böyle işte. Dört yıl sonra tek celsede boşandılar. |